RAMAZAN ÖZEL


                                                                      

                                                                                                         

                                     

    

  

                                                                                                

                                                                                                           

      

    Yeni bir iklime, yeni bir mevsime girmiş bulunuyoruz.

           Öyle bir iklim ki; Mü’minin yaratılışından ebediyet ufuklarına doğru yol açıldığı çizgi üzerinde bir nokta mesabesindeki ömrünün tamamı bu mevsimin bir gecesinden daha kısadır.

Bu ayda ayet-ayet, sure-sure insanlık üzerine sağnak halinde inmeye başlayan Kur’an aydınlığı; sapıklık karanlıklarından, cehalet ve düşmanlıktan yeryüzünü temizlemiş, kokuşmaya yüz tutmuş insanlık bu ilahi huzmeler altında yeniden nefes almaya başlamıştır. Mü’minin en büyük neş’esi, en büyük saadeti Ramazan ilkimidir.

            Yüce Rasülün (S.A.V.) nurlu beyanıyla:

RAMAZAN; “Baş tarafı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden azat olmak” diye tarif edilen “Cennet kapılarının ardına kadar açılıp, cehennem kapılarının kapatıldığı, şeytanın zincire vurulduğu”  Mü’minin fırsat zamanıdır.

            ORUÇ; “Maddi ve manevi kötülüklerden korunulan bir kalkan,” Günahlara ve şeytanlara karşı sağlam bir kale,” “Sabrın yarısı” ve “Benzeri bulunmayan bir ibadet”tir.

            Ve nihayet TERAVİH; her ikisini birbirine perçinleyen; şanlı peygamber Hz. Muhammet Mustafa (S.A.V.) in şefaatine nail kılacak olan müstesna bir ibadettir. “Her kim Ramazanda imanlı bir gönülle ve ecrini yalnız lütuf ve kerem sahibi Allah-u Teala’dan bekleyerek oruç tutar ise bütün günahları affolunur” müjdesi Allah’ın elçisinden kendisine inananlara gönül ferahlığıdır. Evet; Oruç ibadeti bize, fani nimetleri elinden alınmış birer ahiret yolcusu olduğumuzu hatırlatan ve gönüllerimize ebediyet saadetlerinin heyecanını taşıyan ağır bir sorumluluktur.

Oruç sadece yemekten, içmekten, ailevi münasebetlerden uzak durma şeklinde basit bir perhiz değildir. Hakiki oruç; insanı bütün günahlardan uzak tutan, geçici şehvet ve nefis esaretinden koruyan, Hak beraberliği içinde vuslat demleri taşıyan, yüksek cevherli bir ibadettir.

            Oruç mevsimi Ramazanda; Namaz, Kur’an, zikir, va’zü nasihat, sadaka-i fıtır, zekat, Kadir gecesi gibi çeşitli ibadetler ve kıymetler bulunduğundan mü’minlerin gönülleri Yücelere ulaşır, Cennetlere layık olurlar. Cennete girenler için de elbette cehennem kapıları kapanmıştır. Müslümanların özellikle Ramazanda kuvvetlenen azim, irade. sebat, sabır, kanaat ve yardımlaşma gibi ahlak zincirleriyle şeytanlar bağlanmış olur. Kötülük yolları çıkmaza döner.

            Fertleri böylece yükselten oruç bütün bir memleket ahalisinin rağbetiyle şevkle tutulur, İslam’ın bu emri de cemiyet olarak yaşanıp, böylece toplumsal bir ibadet haline getirilir, Ramazanın şeref ve şanına yalnız Allah (c.c.) emrettiği için saygı gösterilir ise o milletin de İkbal ve İstiklal cennetlerinin kapıları açılır. Zillet ve izmihlal cehennemlerinin kapıları kapanır. Din, Vatan ve Millet düşmanları, milli iradenin, kardeşlik bağlarının kırılmaz zincirleri ile prangalara vurulur. Gönüllerde ve Vatanın ufuklarında ebedi saadetlerin baharı tüllenir.

            Ramazan ve oruç; toplumun ortak neş’eleri ve değerleridir. Nitekim yegane önder Hz. Peygamber (S.A.V.) “ Ramazan hepimizin oruç tuttuğu gündür. Bayram hepimizin oruç bozduğu gündür; Kurban hepimizin kurban kestiği gündür. “ buyuruyor. Demek ki Oruç Bayram ve Kurban hep birlikte coşkuyla yaşanır ise gayesini bulur.

            Öyleyse herhangi bir mazeretle orucunu tutamayan mü’min kardeşlerimiz de Ramazana, oruca ve oruçluya saygılı davranmalıdır. Müslüman kardeşlerini rencide etmemelidir. İslamın özüne aykırı hal ve hareketlerden, cemaatten koparacak fitnelerden, şeytana memnunluk ve hoşnutluk verecek amellerden uzak durmanın vazifelerimizden olduğu unutulmamalıdır.

            Allah-u Teala’nın iman, Resulullahın (S.A.V.) İslam kadrosunda yazılı olduğumuza ve Ramazana, ulaştığımıza şükredelim! Bu cennet iklimin hakkını verelim! Halis niyetlerle Kur’an hayatı yaşayalım! Ahiret tehlikesi getirecek günah ve eğlencelerden kaçınalım! Rabbimizin rızasına-cennetlerine-koşalım. Çorak ömür günlerimizi Salih ameller ile serin ebediyet vahalarına çevirelim! Gaflet, isyan ve günah rüzgarlarıyla ebedi saadet fidanlarımızı kurutmayalım!... Şu hakikati unutmayalım ki; Takva, dünyada ganimet, ahrette en büyük saadettir.

            Ramazan-ı Şerifin, Kadir gecesinin ve Ramazan bayramının beldemize, vatanımıza ve milletimize İslam alemine top yekun insanlığa hayırlara vesile olması, aile ocaklarımıza, yurdumuza sulh, sükun, huzur, afiyet, bolluk ve bereket getirmesi niyazıyla…                                                                                                                           

 

                                                                             

                                                                                                                                      Necati AKKUŞ

                                                                                                                                     Giresun Müftüsü

 


 

Soru ve görüşleriniz için bize ulaşın

 

        


 

 

 


..


Oruçla İlgili Temel Bİlgiler 1

Oruçla İlgili Temel Bİlgiler 2

 

Ramazan Özel -------------------- Fıtır Sadakası Asgari 7.00 TL
...